Termo Klima
Türkçe English
02 - 05 Mayıs 2012
Editör
Görüş
Ar&Ge Notları
Misafir Kalem

DÜNYA FUAR YAPIM LTD. ŞTİ.
ADINA SAHİBi
EBRU DEMİRTAŞ
ebrudemirtas@termo-klima.net

YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ (SORUMLU)
MEHMET ÖREN
mehmetoren@termo-klima.net

GRAFİK TASARIM
ABDULLAH YANILMAZ
abdullahyanilmaz@termo-klima.net

ULUSLARARASI İLİŞKİLER
EMRE ÇİÇEKÇİ
emrecicekci@termo-klima.net

MUHASEBE MÜDÜRÜ
AYNUR GÜLEÇAL
aynurgulecal@termo-klima.net

SİSTEM ANALİSTİ
HAKAN AKBULUT
hakanakbulut@termo-klima.net

DANIŞMAN
MURAT DEMİRTAŞ
muratdemirtas@termo-klima.net

REKLAM GRUP SATIŞ

NAZLI BOZDAĞ DEMİREL
nazlibozdag@termo-klima.net

ENİS KURTÇU
eniskurtcu@termo-klima.net

ABONE
info@termo-klima.net

BASKI
STİL MATBAACILIK
İbrahim Karaoğlanoğlu Caddesi
Yayıncılar Sokak Stil Binası
Seyrantepe - 4. Levent / İstanbul
Tel: 0212 281 92 81 (Pbx)

ADRES
Dereboyu Caddesi Meydan Sokak
Beybi Giz Plaza
No: 28 Kat: 2 Daire: 3-4
Maslak - İstanbul
Tel:0212 290 33 33

www.termo-klima.net
info@termo-klima.net

Termo Klima dergisinde yer alan makalelerdeki fikirler yazarlarına aittir. Yayımlanan ilanların sorumluluğu reklam verene aittir. Termo Klima’nın bütün yayın hakları Dünya Fuar Yapım Ltd. Şti.’ne aittir. Yazılar kaynak gösterilmeden yayımlanamaz. Yaygın süreli bir yayın olan Termo Klima dergisi ayda bir yayımlanır.

Editör'den
Dövüş Kulübü!

“Bizler tarihin ortanca çocuklarıyız. Amacımız ve yerimiz yok. Ne büyük savaşı yaşadık, ne de büyük buhranı… Bizim savaşımız buhranımız. En büyük buhranımız hayatlarımız. Televizyonla büyürken; milyoner film yıldızı, rock yıldızı olmayı düşledik ama olamayacağız. Bunu yavaş yavaş öğreniyoruz.”

Dövüş Kulübü filminden bir replik bu. İzleyenler hatırlayacaklardır. Sanırım birkaç kez televizyonlarda da yayınlandı bu film. Dövüş Kulübü, orijinal adıyla Fight Club, Chuck Palahniuk'un aynı adlı romanından beyaz perdeye uyarlanmıştı. 1999 yılında vizyona giren film, özellikle şiddet unsurunu bolca içeren sahneleri ve anarşizmi özendirdiği gerekçesiyle büyük tepkiler almış ve bu tepkiler sayesinde daha da geniş kitlelere ulaşmayı başarmıştı. Niyetim filmi anlatmak değil ama filmin anlattığıyla işsizlikten, yozlaşmadan muzdarip ve gelecek korkusu yaşayan gençliğe dikkat çekmektir. Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü öğrencileri tarafından yapılan araştırmaya göre üniversite öğrencileri gelecek korkusu yaşıyorlar. Atatürk Üniversitesi öğrencilerinin Türkiye'nin iç ve dış siyasal ve ekonomik gelişmelere bakış açısını öğrenmek için yapılan anket çalışmasında; son yıllarda yaşanan ekonomik, güvenlik ve siyasal alandaki gelişmeleri nedeniyle, Atatürk Üniversitesi öğrencilerinin, gelecekten ümitsiz olduğu, iş korkusuyla yaşadıkları saptanmış. Üniversite öğrencileri, çoğunlukla “Okuyoruz ama iş bulma korkusu yaşıyoruz, gelecekten umutsuzuz, biz boşuna okuyoruz” demişler. Atatürk Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nün yaptığı araştırmadan yola çıkarak birkaç soru sormak istiyorum;

- Teknik üniversitelerimiz ve sektörel dernek ve vakıflarımız da benzer bir araştırma yapabilirler mi?

- Böyle bir araştırmanın neticeleri, şimdiye kadar sektörün ihtiyaç duyduğu personel profilinin hangi insan grubu içerisinde arandığı sorusunu cevabı olabilir mi?

Makina mühendisleri için böyle bir çalışmanın varlığından haberdar değiliz ama keşke makina mühendisliği öğrencileri için de yapılsa. Sanırım üniversitelerin, dernek ve vakıflarımızın gerçekleştirdikleri insan kaynakları çalışmaları daha net çözümler sunabilir. Sektörel dergiler olarak, firmalara daha yakın duruyoruz, bu kesin. Dolayısıyla insan kaynakları konusunu dergilerimizde ele alırken firmaların nasıl elemanlar istedikleri üzerine yoğunlaşıyoruz, yoğunlaşılıyor. Yani insan kaynaklarına daha çok firmaların nazarından bakıyoruz.

- Peki gençlerin perspektifinden bakmak farklı bir sonuç çıkarabilir mi? Bu son soruyu bu sayımızda Profesyoneller bölümümüzün konuğu olan Sayın Turhan Turhangil’le yaptığımız söyleşiyi de düşünerek soruyorum. O söyleşide Sayın Turhangil; “İşe göre adam mı, adama göre iş mi” tartışmasında Schneider adama göre iş prensibini benimsemiş durumdadır” sözlerini sarf etmişti. Ülkemizin geleceği için birazda bu şekilde mi bakmak gerekiyor acaba?

Benimkisi sadece bir önerme, en fazla umut taşıması gereken gençlerin buhrana düşmeden gelecekleri adına, sektör adına, ülkeleri adına fayda sağlamalarına katkı sağlayacağını düşündüğüm bir önerme… Neticede tüm dünya büyük bir krizin içerisinde ve ülkemiz, tarihinin en büyük daralmasını yaşıyor. Umut dağıtılıyor, umutlanmakta istiyoruz ama… krizler… Ve fakat son söz; İnanıyorum ki; “Öldürmeyen güçlü kılıyor.”

Saygılarımla…

Yıllar önce Dövüş Kulübü filmi vizyondayken, şimdi ünlü bir yazar olarak Haber Türk gazetesinde yazan Nihal Bengisu Karaca o zamanki gazetesinde film tanıtımları, eleştirileri yapıyordu. Sayın Karaca ile filmi tartışmış, onun sadece Brad Pitt hayranlığı dolayısıyla filme methiyeler sıraladığını söylemiştim. Üstelik filmi izlememiştim bile. Büyük ihtimalle Nihal Hanım, konuyu hatırlamayacaklardır bile ama bu satırlar Sayın Karaca’ya gecikmiş bir özrü de anlatıyor.




<<< Geri